11 Aralık 2009 Cuma

Bir Delinin Günlüğü - 1

Tiktaktiktak saat 00,00,gece dışarda rüzgar esiyor,kimse yok,yalnızım hep yalnızım bazen bu sessizlik canımı sıkıyor.Arada araya giren müzik melodileri,belli belirsiz,en güzelleri tabii ki vokalsiz.Üşüyorum,dışarısı buzumsu.Gün aşırı,birkaç günde bir içimi ısıtan ses yok ortalıklarda,keşke gelse diyor bir ses kulağımda ne güzel olurdu değil mi?Ben böyle zırvalayınca gülen sesi istiyorum kulaklarımın en dibinde ama şu anda yok,nerdedir,banane ?Sevgimi bu,aşk mı yada başka bir şey mi? Neden böyle sapıkça sahipleniyoruz bir anda,bu ne bencilliktir diyor şair şarabını yudumlarken.Şarap yok,canımda çekmiyor zaten,dudaklarımda bir çatlaklık söz konusu,üst kattan aşağı salınan bir tütün kokusu geldi burnuma.Nasıl geldi cam pencere kapalıyken?Artistlik olsun diye de uydurmuş olabilirim,böyle hayali zımbırtılarım yok değil.Yazar adam yalancı olur malum kıçımızdan uydurabiliyoruz.Aç değilim karnımda bir gurultu sözkonusu,giderek zayıflıyor bedenim madden ve manen.Çekiyor bedenim sanki.Belli belirsiz şeyler geliyor aklıma genelde çoğu güldürmece,bu kadar karamsar bir ruh halinin bu kadar saçmalaması ne kadar normal o ayrı bir saçmalık zaten.Bir tepede toplanmış koca bir kalabalık,hepsi bembeyaz giyinmiş en ucunda bir yar var yarın başında ben,gökten gelen ulvi bir ses ne bok yiyorsun orada diyor.Ağlayasım geliyor ama gözlerim benden delikanlı çıkıyor,beyin bu duruma şaşırıyor ağız kahkaha patlatıyor.Ulu ulu varlıkların önünde maytap geçiyoruz adeta,durumumuz sopalık.Tiktaktiktak saat 00:16 ben bu kadar saçmalığı 16 dakka da düşünmüş olamam kesin saatte bir yamukluk söz konusu,bana kalsa sabaha kadar böyle yazar dururum ama okuyanlar için eziyet çektirici o kadar eziyet çektirirsek ilerde aç bırakırlar malum maddiyattan geberilen ortamlardayız.Alır başımı giderim hayallerimle,ırmak rengi gözlerin aktığı bir şelalenin başına yaptırdım evimi,çatı katında oturup sessiz ve yalnız akar gözlere bakarak yaşlanıyorum durmadan çatlamayı çok seven sabırtaşım cebimde dolaşıyoruz ülke ülke şehir şehir,insan insan dillerini bilmeden de anlaşıyoruz sanki düzgün sormasını bilene her yer Paris misali gidiyoruz bu gece sis oluyoruz uzaklarda.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder