Sabah erken bir saatte uyandım.Hava epey güneşli,berrak güzel bir gün.Bugün yazılarımı Taksim’de bir yayınevi olan Selim ağbi’ye göstereceğim.Önceden birkaç şiir ve yazımı göndermişim,beğenilmiş görüşmeye çağırılmışım.Diğer yazılarımda isteniyor.Hafif bir mutluluk ve ukalalık hakim yüzümde.Saat’e bir dikiz attım, daha görüşmeye iki saat var,güzel rahatça hazırlanıp gidebilirim.Ağır ağır sakaldan sineğimi kaydırdım,kahvaltımı basitçe ettim ve en düzgün kıyafetlerimi giydim.Görüşmelerde ilk intiba çok önemlidir düsturu edinilmiş yaş yirmidördün yarısını çeyrek geçiyor.Asansörü es geçip hızla merdivenleri iniverdim.Görüşmeye geç kalmamak,giderayak gaspa uğramamak için taksi çevirmeyi uygun buldum.Taksici esmer,kavruk bir ağbimiz.Gözleri fıldır fıldır diyalog kurma girişimleri içinde.
Taksici – Ağbi sigara yakarsam bir sıkıntın olmaz değil mi?
Ben – Yoo yak tabii.
Taksici – Eyvallah abim,bizde işte bütün gün direksiyon falan yoruluyoruz biliyorsun.
Ben- Tabii haklısın bende yakayım bari.
Sigaralarımızı yaktık kimi trafiksel küfürler içinde salıverdik dumanlarımızı taksinin içine.İstanbul’un trafiğini kilitlemişler anahtarını aynen boğaza postalamışlar,gıdım gıdım ilerlemekteyiz.Taksici ara sokaklardan gitme niyetini edinmiş beni de buna zorlamakta,zaten tıkanmış olan trafikten bunalmışım hemen kabul ediyorum önerisini.Bilmediğim tanımadığım sokaklardan gayet teröristçesine ters ve illegal girişimler içindeyiz.Birden yolun ortasında duruyoruz taksici arkasına dönüp ilkokul öğrencisi gibi isteklerde bulunuyor.
Taksici – Ağbi benim bir su dökmem lazım 2 dakikayı geçmez.
Ben – İyi hadi dökte gel gidelim.
Taksici – Eyvallah abi hemen gelirim.
Bir bu eksikti taksicinin çiş molası.Neyse yol boş görünüyor o da bizim bir ağbimiz tuta tuta nereye kadar,bırak sidiğini İstanbul’un çıkmaz kanalizasyonlarına taksici ağbicim.
Aradan 5 dakika geçti taksici hala suyunu dökemedi.Ters yoldayız karşımıza bir kamyon geliverdi.Yakıp duruyor uzunlarını gözüme gözüme,ne yapabilirim şimdi ben mi kullanacağım taksiyi yani.
Kamyoncu – Çeksene arabayı bilader ters yöndesin.
Ben – Taksici işemeye gitti gelir şimdi biraz sabredin yahu.
Kamyoncu – Ulan bu yolda işemeye mi gidilir ne ayılara kaldık arkadaş ya.
Hakikaten nerede kaldı bu dangoz,burada işemeye mi gidilir yahu.Bir kaç dakika sonra arkamıza gayet sinir sahibi 2 araba daha geldi hah şimdi sıçtık.Kamyonun ve bizim arkamıza gelen birkaç araba ile sokak iyice korna orkestrasına döndü,herkes benden bir şeyler bekliyor.
Ben – Çişe gitti gelemiyor adam.
Kamyoncu – İyide sen çek şu arabayı köşeye işimiz gücümüz var ağbicim.
Arkada ki araba sürücüsü – Hasta mısınız nesiniz yahu çekilsenize gidelim.
Kamyoncu – Çekilse sen nereye gideceksin lan yol benim geri geri çık git sokaktan.
Korna sesleri iyice artmakta.Görüşmeye kalmış on beş tanecik dakika nereye düştüm lan ben böyle.
Neyse birkaç dakika içinde taksicimiz yetişiverdi hele şükür.
Taksici – Pardon ağbicim kahvede işimi halledince birde toto oynayıverdim malum ekmek kapısı.
Ben – Bana söyleme kamyoncuya söyle sen ve annenin ırzıyla ilgili şahane düşüncelere sahip.
Taksici – Vay puşt!
Ben – Dur şimdi beni götür gideceğim yere sonra bu sokakların birinde nasılsa yakalarsın onu.
Taksici 3-5 kıvrak manevrayla yoldan kurtulur bende neticede bu trafikten kurtulur gideceğim yere giderim.Onbeş dakikacık geç olarak tabii.
Selim Ağbi – Nerede kaldın yahu gelmeyeceksin sandım.
Ben – Çişe gittim de!