7 Ocak 2010 Perşembe

KÜÇÜK ADA

O gece çok mutlu idim. Aylardır peşinden koştuğum o güzel ama ulaşılmaz sandığım Feriştah’ın aklını çelmiş yemeğe çıkartmıştım.Acaip başarılı bir geceydi,yerinde espriler,biraz içki,güzel romantik sayılabilecek bir yemek..Benden beklenmeyen centilmenlikte hareketlerde bulunuyordum,dolayısı ile içimde ki kıpır kıpır olan hanzo beliriverecek diye ödüm patlamıştı.Uzun zaman sonra bir karşı cins mensubu ile buluşmanın verdiği heyecan ve gaflete kapılmamış,ucuz numaralarla kızı öpme gibi girişimlere bulaşmamıştım.

İskeleden beraberce vapura binmiş Feriştah’ın Büyükada’daki yazlığına doğru en fışırtısından bir hızla ilerlemekteydik.İçim içime sığmıyordu, “hadi kaptan aştır bize denizleri” diye içimden adeta haykırıyor,heyecandan bayılacak gibi oluyor suratıma vuran boğaz esintisiyle irkiliyordum.Heyecanım hatuna da yansımış olacak tedirgin olmaya başlamıştı.Kontrolümü yitiriyor muydum acaba?Tedirginlikten kurtulmak için birkaç salak espri patlattım.Kız hiç gülmedi.Ne yapacağımı bilemedim kıza kolumu atayım dedim kıvrak bir kaykılışla kurtuldu kolumdan.İyice boka sarıyordum.Vapur iskeleye yanaşmış evine doğru ilerlemeye başlamıştık.Yürü yürü bitmiyordu lanet olasıca ada.Dakkalar vızır vızır geçiyordu.Şıpır şıpır terliyordum.Kapıya vardığımızda kuru bir “Teşekkür ederim bu gece için.” lafı işittim.Kaynar sular döküldü terin üstüne.Kapıdan süzüldü suratıma kapattı.Akıl almaz bir avanaklıkla gecenin köründe adanın ıssız sokaklarında kalmıştım.Son vapura yetişeyim evime seyirteyim diye koşar adım iskeleye döneyim dedim.İskeleye vardığımda vapur kalkmak üzereydi,Bisikleti olmayan ve bisikleti olan çocukların arkasından koşan acaip sokak çocukları gibi koştum son anda yetiştim.Tepki dolu bakışlarla vapurdaki yerimi aldım.Garson boş gözlerle geçmiş gitmiş günün gazetesine bakıyordu.Çay varmı abi dedim.Ne çayı lan bu saatte gidip eve zıbaracağım dedi.Peki abi diyemedim.Sustum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder